Yazmakta tek bir amaç güdülmektedir ;
'' Boşalmak! ''
Bir nevi mastürbasyon..


'' Biri bilmeli, biri görmeli olup biteni ..! ''

Recent Posts

30.4.10

Marla Singer'a doğru..

Çıldırıyormuyum ne ?
Elim ayağım bile yabancı bana.
Bide şu acı mide ağrım.
Ölmeyi diledim.

28.4.10

Tanrı'm.. Bir kez olsun dinle, bir kez olsun uzat elini..

Gözyaşlarına boğuldu yine beden..
Bir kez daha öldüm.
Ağır geldi yüreğe.

Çok ağır..

Tanrı'm yemin ederim istemedim böyle olsun.
Korkuyorum.
Çok korkuyorum yitirmekten.
Her hücrem titriyor.
Gitmesin ne olur Tanrı'm ..
Gitmesin.
Yapamam.
Dayanamaz yine ölürüm.
Güçlü değilim ben.
Değilim Tanrı..

Yalvarırım uzat elini.
Bari bu kez uzat.
Gitmesin benden Tanrı'm ..
Dayanamam.
Nolur gitmesin.
Nolur.
Yalvarırım Tanrı'm..
Yalvarırımm! ! !

26.4.10

Kendimden bıktım.
Yine hüzünlüyüm.
Ne zaman geçecek şu ergen tavırlarım.
Oysa çok oldu sanırdım çıkalı.
Eee herşeyi erken yaşayan ben.
Ama anladım. Erken yaşamam kısa sürmesi anlamına gelmiyor.
Herşeyde bu böyle.



İşte bu iyi..


Ece Dorsay - Gunes ve Sen (deneme video - Gus Van Sant movie


Tesadüfen keşfettim bu şarkıyı.
Pek te bir beğendim.
Bütünleştim...

İnsanlar şu '' bütünleşmek '' sözümü neden yadırgar bilmem..
Bir değil iki değil.
Onlarca kez karşılaştım yadırgayan insanlarla.
İnsanlar fesat.
Fesat şu insanlar.
Ben neyim bilmiyorum.
Ama hiç bir şey olmayı dilerdim.

Çok mu yadırganırdı şu hayatta hiç birşey oluşum..?
Elbette yadırganmazdı.
Ola ki '' namus '' kavramlarının - benim kavramım onlarınki gibi değil- dışına çık bak neler oluyor. Yadırganmanın alasını görürsün.
Yada çok içlerine alırlar seni.
Öyle alırlar ki bi anda herifleri içinde bulursun.
İşte bu insanlarda tiskiniyorum. Konu nereden nereye geldi be bilog.
Amaan . Nese.
Bi hayasızlaşıyım..
Amına koyim böyle insanların..


14-15 yaşlarındaki iki kardeşe tecavüz edilen ve hatta duyanın gidip kızlara tecavüz ettiği bir toplumda yaşıyoruz.
18 aylık bir bebeğe annesinin gözü önünde -annesinin rızasıyla- tecavüz edilen bir toplumda yaşıyoruz.
O minicik yüreklere döl serpenlerin yürüdüğü yollarda yürüyoruz.
78 yaşındaki yaşlı bir amcaya tecavüz edilen bir toplumda yaşıyoruz.

Barış gelini Pippa'nın tecavüz edilip öldürüldüğü bir toplumda yaşıyoruz.
Hayvanlara tecavüz eden insanların soluduğu bir toplumda yaşıyoruz.
Şahsından başkasını düşünmeyenlerin yaşadığı bir toplumda yaşıyoruz.
Ve ne miğdenin , ne de yüreğin kaldıramayacağı onca şeyin yaşandığı bir topluma ayak uydurmaya çalışıyoruz.
Gözlerimizi yumuyoruz.
Susuyoruz.

Susuyorsunuz..
İğreniyorum hepsinden.
İğreniyorum herşeyden.
Ve zamanla susan dillerinizden..
Eteği dizlerinin biraz üzerinde olunca faltaşı gibi açılıp kendinden geçen gözlerinizden..

İğreniyorum zihniyetinizden.


Tam 4 gün sonra 1 yaşında olacaksın bilog.
Kutlu olacak.
Ne mutlu bana.

ho ho ho

Canım ekşi ekşi elma istedi.
Aş er mek. asfsdgsdg

25.4.10

Sende Uzat Elini. İnan Zor Değil..


Hayasız, ruhsuz
bir kadın oldum .

Poe'ya..



Öyle ihtiyacım varki her anımda sana.
Öyle yokum ki sen olmadıkça aslında ..
Saçmalıyorum hayatta her nefesimle sanki.
Ama eksiğim hep.
Hep eksiğim.
İnsan çok sevdiği birini yitirdiğinde çok büyük bi eksiklik yaşar ya ,

içinde koskocaman bi boşluk açılır,
Her geçengün farklı bir cehennemde yanar.
Gün gelir , külleri daha ateş olur.
Hergün , her an yanar.
İşte bendede sen gittiğinde açıldı o boşluk.
O anda eksildim , hergün daha da küçüldüm.
Şimdilerde görünmeyecek kadarım..

Sen ne kadarsın melek yüzlüm ?
Sen ne kadar kaldın ?
Kıyamamki ben sana.
Of be kadınım .
Öyle bitkinim, öyle yorgunum ki..

Şu tuşları tıkırdatırken bile ömrümden ömür gidiyor sanki.
Her bir hecem daha çok yakıyor içimi..
Hep masumduk, hep temizdik dimi ?

Değişti herşey.
Masumiyetini yitirdi bu kadın.
Kaç kez günah çıkartmalı bilinmez..

Hı, ağlıyorum tabiki bu satırları sana yazarken.
Yanlış anlama amacım seni üzmek değil.
Yalnızca bil.
Masumiyetimi yitirmiş olsamda keşkelerim var elbet içimde.
Canımı yakan..
Off ne saçmalıyorum sana bunları buradan neden söylüyorum bilmiyorum.
Ama çok özledim be melek yüzlüm seni.
Vakit geçmek , bitmek bilmiyor.
Yaralar kapanmıyor.
Aksine çürüyor.
Kokuyor..
Kurtlanıyor da kimse elini uzatmıyor.
Oohh tabiki var 12 milyon kişi arasında elini uzatan bir kaç insan evladı.
Fakat bil ki hepsi menfaatçi be kardeşim.
Kimse biz olamıyor.
'' Biz '' den bir tane daha aradığım yok elbet.
Sadece onlar için üzülüyorum.
Sen bana yetiyorsun kardeşim.
Yalnızca görmediğimde o melek yüzünü,
içimin NUR'ları kaçıyor.
Lilith oluveriyorum,
Sumru Yavrucukla yutuyorum sahnenin tozlarını..
Kimse görmüyor..
Kimse bilmiyor melek.
İnan , içimden geçenlerin Tanrı'nın duymadığını düşünmeye başlayalı çok oldu.

Öyle üşüyorum ki bu şehirde.
Öyle bok ki aslında herşey.
Hiç birşey göründüğü gibi değil biliyormusun kardeşim ?
Öyle depremler varki aslında içimde,
Öyle fırtınalar kopuyor ki.
Lanet ediyorum her sabah gözlerimi güne açtığımda .

Küfürler ediyorum düne.
Beceremiyorum .
Tamamlayamıyorum sen yokken hiç birşeyi.
Sinmiyor işte içime .
Tadı yok hiç bir şeyin eskisi gibi.
Sen vardın eskiden.
Şimdiler de ben de yokum.


Yap
-a
-yal
-nız
B
-ok
Bi
-r
B
-en.

YılsevAşlak.

P.S:
- Ne zormuş nefes almak meğer.
- Tebessümle kendini kandıran insan modeliyim.
- Gülümsediğim kadar bok içim.
- Yazarken hep karamsar olduğumun elbet farkındayım fakat yazarken ben oluyorum.
- Yakınlarımdan yazdıklarımı takip eden var ise iki yüzlü olduğumu düşünecektir.
Şayet ben, benim gibi bir arkadaşımın şu satırlarını görsem öyle düşünürdüm.
Her anını salak salak eğlenerek, her bokla dalga geçerek geçiren ben yazarken olabildiğince karamsayım. Elbet düşecektir okuyan çelişkiye. Peki ya ben hangisiyim ?
Aslında hiç biri.

- Poe.. Gelmedikçe sen. Ben hiç birşeyim.

O kadar.

24.4.10

Ayaklarımı Kürtaj yaptırmak istiyorum.

Yorgunluktan ölüyorum..
Ayaklarım yük sanki bedenime.
Birer fazlalık.
Böyle diyorum bazen kürtajmı yaptırsam ne ?
Yani ayaklarıma.
Aldırsam kurtulsam.
Amaan sdfasdgadfg

Sinir , stres, sinir , stres..

Anladım.
Benim en çok sinirlendiğim şey birilerinin beni takmaması.
Üzerinden çokca bir zaman geçse dahi,
Hatrıma geldikçe dahi sinirlenirim.
Küfür ederim.
Terbiyesizim.

Hayattaki tatlar nereye kayboldu yahu.
Bi insan onca insanı delirtebilecek şeyler yaşasa dahi hiç mi haz alamaz.
Ne oldu bu hazlara.
Neden dün aldığım haz her zaman bugünkinden daha çok oluyor.
Neler oluyor bu beton yığınlarının arasına sıkışmış ruhuma.

yılsev.

22.4.10

* Disipline gitmem.
* Erkek arkadaşımla problemlerimiz.
* Poe'nun attığı mesajlar.
* Kendimi bok gibi hissetmem
* Şehrimden vazgeçmem , ama kopamama sebeplerimin olması.
* Orospu gibi sakız çiğnemem ve Bus'a büyüyünce orospu olcam demem. Halbuki benden değil orospu hiç bi bok olamayacağını bilmem.
* Sıkılmam , sıkılmam, sıkılmam.
* İçsel yargılamalarımın artması.
* Pişmanlıklar duymam.
* Bi de duymamam.
* Şimdide siktir olup yatağıma gitmem ve zıbarmam.
* Seninde oturup bunları okuman.
* Eyvallah. sdgfsg

Öperim.


Lan bilog eskiden yorum gelirdi bana formumdan mı düştüm ne sdfasgdsfg
Amaaağn. adfsdg

19.4.10

Nerden çıktın.

'' Albümden çıkardığım, küflenmiş , çıtır çıtır 3 resim aldım elime..
Birincisini , onyediyle çarpıp birbuçuğa böldüm.
Dün geldi hatrıma.
Birbuçuğun anlamı yok.
Birbuçuk bir buçuk işte.
Hani bir buçuk porsiyon gibi.
Bi porsiyondan az daha pahalı.
Kimsine çok tabi.
Şimdi Tanrı'nın oğlu kızdı.
Hahahahaha..
Niye getirdin aklına onca borcu.
Birbuçuk porsiyon hayat kadar..
Az mı ?
Neyse.
İkincisi , portakalı soy-amadan çürüttüğüm gün.
Sonra annemin fırlattığı o 11'lik topuklu terlik.
Ne güzelde salına salına alnımın ortayerine yapışmıştı.
Annem ince topukluları sever.
Evet evet , alnımdaki iz o günden.
Dikişten önce işemiştim altıma ..
Sonra bi dikişlik yer daha açılmştı sol omzumda.
Şaşırmaaa.
Bizim ailede herkes birbirini böyle sever.
Mesela babamın kafasına annemin merdane fırlattığını hatırlıyorum.
Sonra da babam annem kuaföre gitsin diye sebep oluşturdu.
Ama ben biliyorum.
Babam annemin kuaföre gitmesini istediğinden öyle yaptı.
Senaryo yani bunlar.
Babam, annemi sever.
Alnımdaki ince topuklarıyla.
Hı, ne mi yaptı ?
Gözünün altını morartıp, saçlarını yaktı.
Annemde tüm bunlar kulağıma küpe olsun diye ,
Götürdü kulaklarımı deldirdi.
Acımadı ama ağladım.
İçimden de küfür ettim anneme.
Dedim ya bizim ailede herkes birbirini böyle sever.
Üçüncü resim mi ?
Babam tam çekecekken annem evi terketti .
Boş o yüzden.

Öyle işte.. ''



'' Yalancısın p-lesenta.
Hepsi yalan.
Yalancısın.. ''

H a y a l ü r ü n ü..

YılsevAslak
Kar yağıyor tepeme güneşten ağrı..
Her bir tanesinin yere düşmesi yeni bir deprem..
Enkaz halinde tüm evren.
Cehennem yıkılıyor sessizlikten, öyle dedi kanal bilmem ne deki spiker..
Balçık sardı herbir yanı.
Soğuk yinede.
Zebaniler yine üşüyor.
Ses telleri kopmuş soğuktan..
Günah işliyor yeni doğan ana rahmine, gözleriyle ..
Soğuk kahkahalar atıyor ağlamak yerine..
Heryer kupkuru kan..
Olabildiğine beyaz.
Doktor gömleği lekelendi beyazın matemiyle..
Kulağıma fısıldadı melek.
Sıcak..
Çok sıcak..
Kulağım yandı.
Bebekler delirdi.
Herkes delirdi.
Tanrı delirdi.

Gün kedilerin.

YılsevAslak

15.4.10

Son günler, zor günler, // plesenta nasıl güler ?

Şu son geçirdiğim bir kaç gün öyle dolu ,
öyle zordu ki bilog.
Hala da zor.

- Hemencicik yoruldun be yavrum..
- Ne düşündüğün umrumda değil.

Ne olduğumu, ne hissettiğimi ve ne hissetmem gerektiğini kestiremiyorum.
Midem bulanıyor ve halsizim.
Bir de o berbat mide yanmaları..
Ağrılar.

Ve her daim uyuma isteği (Evet bilogcuğum.. Ne yazık ki yine.)

Salmadım kendimi.
Yenik düşmedim sorunlara.
Henüz sindirmeye bile başlamadım oysaki.
Şoktayım hala.

Devrim'i kaybettik.
Öldü Devrim.
Dün gece saat 2 sularında kuzenimin ellerinde öldü.
Devrim öldü!
Devrim , doğduğunda annesini yitirmiş hayata bizimle tutunmaya çalışan 5 yavru melekten bir tanesi idi.
Devrim, bir haftalık minicik ama tontiş bir kediydi.
Yitirdik.
Yitirdim kalbimin milyonlarca hücresini melekle beraber.

Şimdi ise diğer melekler zorlanıyorlar.

Off..
Şu testler sonuçlansa.
Kesin bişi söleseler.

Yorgunum bilog.
Halsizim.


Ne kadar varsın bilog ?
İyi hissettiriyor sanki varlğın bana.
Çoğunlukla sussamda.
Hadi git düşük çene'ye ..

Not : Candan Erçetin dinleyelim hep.
Hep birlikte.
Yazın ortasında buzdolabının kapağını açıp ferahlamak gibi..

Hoş.

'' A '' de bakim / Aaa

'' Hayatım boyunca çuvallarca biber arasından hep en acısı bana denk gelmiştir.
En çok ben yanmışımdır.
İşte bak melek.
Bu da öyle birşey.
Biraz su, biraz ekmek..
Bişicik kalmaz. . ''

Herşey karıştıkça anlamsızlaşıyor,
Anlamsızlaştıkça karışıyor..
Hazlar azalıyor.
Tebessümler zamanla yok oluyor.
Ama yinede sevebiliyor insan minicik yüreğe sahip bir kediyi,
Ya da ne bileyim bir karıncayı , bir böceği..

Sonra kaybettikçe birşeyleri,
Ya da kaybetmenin kokusunu aldıkça kaybedebiliyor kendini..
Fırlatıp atmak istiyor elinde kalan diğer şeyleri..
Pişman olacağını bilsede yok ediyor tüm elleri..

Kaybetmenin kokusunu aldıkça , farkına varıyor insan değerlerin.
Kaybettiğinde ne olur bilinmez.
Ta bi birde kaybetmemek var.
Elbette '' Hiç bir zaman umudu olmayan insan.. ''dan ,
bir önceki satırdan bahseden bir yazı beklemek saçma olurdu.

Şayet arada bir saçmalık gerek.
Beklemek..

Anlıyorsan beni '' A '' de bilog.
Ola ki anlayamıyorsan '' ... '' ( üç nokta ) kadar boş bırak 'düşük çenen'i..

14.4.10

Biraz yorgun..
Biraz bitkin..
Biraz kırgın..
Biraz sümüklü..
Biraz ağlak bir haldeyim.

Ama hep karışık..
Yine de gebermek -ister -gibi..

12.4.10

Hiç kimseden hiç kimseye..

Gecikmiş Bir Veda Mektubu

Merhaba,

Eminim komik gelmiştir konuşmaya böyle başlamam sana.. Ah bir bilseniz içler acısı bir durum.. Kanamak her bir hecede. Nereden bileceksiniz ki siz. Siz sevmeyi bilmeyen Adam.. Nereden bileceksin her bir hecenin kanayan bir zerre olduğunu..

Siz kendi sessizliğinizde boğuldunuz mu hiç ? Karıştırıyorum hep sen mi desem, siz mi desem diye.. Af dileyeceğim fakat şimdi sen affetmeyi de bilmezsin ki. Ne yazık.. Ahh ne yazık..
Ama siz demeliyim.. Eee koskoca bir ayrılık var arada sen demek olmaz, yakışık almaz. En azından bana.
Giden birisinin ardından bastırdınız mı hiç göz yaşlarınızla açlığınızı? Yalnızlık elindeki neşterle kesti mi ensenizden topuklarınıza kadar. Peki ya merhem diye tuzu kakaladı mı hiç size ? Yani yalnızlığınızdan bile kazık yediniz mi hiç ? Ama yoo sizin yalnızlığınız yoktur ki.. Bulursunuz her sabah gözlerinizi güne açacak iki kişilik, iki yanan tenli bir yatak..
Ahh bayım oysa bir bilseniz ki bulmak mesele değil. Mesele tüm bunları kaldırabilecek bir mideye sahip olabilmek. Ama sizin mideniz de yoktur ki. Şayet olsaydı ; her gece bir başkasının yatağındayken bir önceki gecenin küfürleri sızı yapardı. Yanardı cayır cayır içeriniz.. Eee haksızlığın acısı büyük.
Biliyor musunuz ? Ahh pardon tabi ki bilmiyorsunuz.. Zebanim oldunuz siz bayım.. Her geçen gün yaktınız ölmeden kendi cehenneminizde.
Övünün , büyük başarı (!) Nasıl da kandırdınız bu kadını .. Oysa ki güvenmiştim . İnanmıştım sözlerinize.. Yolculuğumuzun yerin dibine değil de bulutların üzerine olduğunu söyleyen gözlerinize..
Çokça zaman oldu bir yerde okumuştum ‘’Vurdukça bir yere her gecen gün daha az sızlar, zamanla nasır tutar ve acımaz’’ diye.. İnanın bu yüzden di tüm o gurursuzca affetmelerim.. Nereden bileyim kitaplardan da kazık yiyeceğimi.. Tıpkı sizde de olduğu gibi..
Sabah uyandığımda yanımda bulamamalarım, telefonlarıma çıkmamalarınız vs. vs. Tabii siz daha iyi bilirsiniz benden . Alkol nedeniyle pek hatırlayamıyorum şimdi.

Size içimde tuttuğum, söylemeye değmeyecek çünkü anlayamayacağınız tonla hece var. Sakın ha! Aldanmayın içinizdeki kendini beğenmişe.. Sevgi sözcükleri değil bunlar. Geçti artık bu kadından. Geç belki fakat öğrendim ekvatorun bir yerlerinde yana yana bir adamdan nefret etmeyi, vazgeçmeyi..
Bilmem özler misiniz bu teni fakat bilin ki bayım geçtiniz artık bu tenden, sonunda bittiniz..
Vuramayacaksınız nasır tutsun diye bir yerlere. İzin vermeyeceğim buna dejavuda bile.

Bunlar size son seslenişin Bayım.
Hoşça kalın…

‘’ Tek bir hecenin asla değmeyeceğini bile bile…’’

YılsevAşlak
Kibrit kutusuna sıkışmış bir ruhtu evvelden.
Şimdilerde ise yanıyor cayır cayır.
Tek çare..
Hep benimle kal suna suyum. .
En yüce melek..


Annem !

Seni seviyorum.
Varlığınla varım..

11.4.10

İzinsiz.

Annem.
Omzundaki beze.
Annem.
Meleğim.
Sonsuzum.
Varlığım.
Herşeyim.
Annem.

Hayır asla !
Lütfen Tanrı'm..

10.4.10

Sınav = Hayattan diskalifiye..


Yorgunluktan öleceğim sanki..
Şu sınav dönemlerinde hayattan diskalifiye oluyorum.
Sanırsın ki elden ayaktan düşüyorum. dfgbhgfhdf

Uykusuz geceler, yağlı saçlar, sivilceler, şişik gözler ve açlık .
Yemek yemeye bile doğru dürüst vakit olmuyor.

Aman bu haftalıkta atlattım.
Asıl önemlisi en zor derslerin sınavları bitti sayılır.
Bi tanecikk kaldı :)

Amaçsızca çalışıyorum sınavlara,
Amaçsızca dolaşıyorum.
Şuanki şartların beni ittiği yönde yaşamak değil dileğim.
Tüm bu şartların sınırlarını zorlayacağım fakat şansta işe girdiğinden dolayı seçim yapmakta zorlanıyorum..
Konservatuar mı ? Radyo-televizyon mu ? Yoksa fizyoterapi mi ..
Peff. 3. sık düşük bir ihtimal.
Ne istediğimi bilsem direk ona yöneleceğim.
İlerde ne olacağı umrumda değil aslında.
Ama tam olarak ne istediğimi de bilmiyorum.
Hiç böyle kararsızlıklara düşmemiştim.
Pof.


Poe ile de konuşmuyorum uzun zamandır.
Eminim çok merak ediyor beni fakat bi süre böyle kalsın.
Anlasın birşeyleri.
Benim hissettiklerimi.
İntikam değil ha sakın yanlış anlama bilog.
Yalnızca '' göstermek . . ''


Köklü değişiklikler istiyorum hayatımda.
Sanki böyle büyük bir değişiklik yapsam şu içimdeki bayıklıktan kurtulacağım.

O kadar.




7.4.10

Bu nedir?

Aman be bilog.
Ne anlatmalı şimdi sana.
Bir dengesiz yine benliğim.
Sıkıcı geliyor herşey çoğu zaman.
Zevk almıyorum eskiden seve seve yaptığım şeylerden.
Üzülemiyorum eskisi kadar birşeylere.
Yakamıyorlar öyle pek canımı.
Milletin '' Büyümek '' ya da '' Olgunlaşmak '' dediği bu boksa
Aman kalsın.

Çok yorgunum bilog.
Bıraksalar yüzyıllarca uyuyacağım.
Bahsi geçen ölüm değil.
Daha farklı.
Bilmiyorum.

Kafama göre yaşamak istiyorum hayatı.
Farklı olsun istiyorum herşeyim.
Gördüklerimin dışında.
Hiç birini kendime kılıf olarak göremiyorum çünkü.
Henüz benimde bilmediğim bir yerlerde benim için hazırlanmış bir hayat paketi olmalı.
Yoo ,, bu açılmış hali olamaz.
Yaklaşmışımdır belki.
Bilmiyorum.

Ama bil bilog Sevgili hayatıma girdiğinden beri huzurluyum.
Gülümsüyorum.
Bu kez sorgulamalar yok.
Bu kez yapmacıklık yok.
Sevgili geldiğinden beri gerçekten ,

için için gülebiliyorum.

Bu hafta 4 sınavım var. 3 'ü baraj ders.
Peff..

Sıkıcı.

Konser olsun istiyorum.
Gideyim, eğleneyim, saatlerce sokaklarda yatayım istiyorum.
Hava bu kadar güzel iken evde durmaktan nefret ediyorum.
Geceleri de dahil buna..
Koskoca bir kış bekledim.

O kadar zaman bekledim güneşli, o mis kokulu havayı..

Amaan öle işte.
Ayın 2o si gibi dilimi deldirmeye gidiyoruz Cengizhan ile.
Haydin hayırlısı.

Gözlerimden şıpır şıpır yaşlar dökülüyor..
Elbet uykudan asfsg



Selametle Efendiler sdfgsdgsdfg

1.4.10

Sabr-ılettin

Sabır Sabır Sabır !

Bombok bir gün geçirdim.
Başından sonuna kadar bok.
Sabah uyandım gözlerimi açamıyorum
neyse zar zor kalktım kahvaltı falan derken servisi kaçırdım.
Atladım minübüse Neomarin'in önüne gittim oradan aldı servis beni.
Güzel olan tek şey inkılap sınavım dı.
Felsefe'de öyle boktu ki anlatamam.

Kübra malı kafamı sıraya vurdu hala dokununca acıyor alnım.
Hiç kimseye şaka yapmadım bugün.
Uğraşacak halde değilim.

Poe'nun yine sesi kesildi.
Kimseyle pek görüştüğüm yok günlerdir.
Babam izinde.
Ve sevgili sevgilim moralimi bozmakta birebir.
Hemde sabahtan beri..

Bir kopukluk var çözüme kavuşturamadığımız.
Gerçi ben göremiyorum çözüm için çabalayan insan modelini..
Bilmiyorum.
Ama seviyorum.
Neyse..

İşte günün özeti sana bilogcuğum.

Hı bi de,
Şu an burada bulunmaktan,
Görmekten,
Duymaktan,
Hissetmekten,
Nefes almaktan çok sıkıldım.!!!
Ayrıca yeniden kimsenin hiç bi boktan çakmadığını düşünmekteyim.!

Sıkılır, küfür eder , gider ve
Öperim .

Pef.

'' Tanrım bi çare dünden kalma acılara..! ''







Feyzbuk'a yok.
Bu senin bilog.

İçeriden birileri.